Tuesday, November 29, 2011

Irak Türklerine Uygulanan İnsan Hakları İhlalleri sürmektedir-عراق تزکلرینه اویغولانان انسان حاقلاری اخلالاری سورمکته دیر

Yazan:  Sadun KÖPRÜLÜ

Tarihten önce bu topraklarda Yaşayan Irak Türkleri her türlü Asimilasyon, soykırım, katliamlara maruz kalmışlardı. Günümüze Kadar 24 soykırım, katliam gören Irak Türkleri,  şimdide Türklüğünü, milli mücadele davasını vermiş olduğu şehitlerin kanıyla Her türlü baskıya rağmen savunmaktadır.
 Irak Türkleri Irak devletinin 1926 yılında kurulduğundan bu yana hiç Bir Bağdat yönetimine karşı durmayarak, Silahlı eyleme katılmayan tüm haklarını demokratik yollardan elde Edilmeye çalışmışlardır.
Türk milletine inanarak, tüm amaç ve arzuları, milli ve kültürel Kimliklerini koruyarak, kendi topraklarında özgürce yaşamayı umut Etmişlerdir. ...
 Irak Türkleri her bir dönemde çile acılarla yaşayarak, Irak Türklerine karşı Irak Başına gelen İktidarlar her türlü baskılarla acımasız, işkence,  sinsi yok etme politikayla, insanlık dişi ve ürpertici Kıyıcı politikalar uygulayarak, bu kimsesiz, tek başına kalan bu Milleti yok etmeye hala baskılar sürerek ve birçok anayasal haklarına Kavuşmayarak Irak'ta Saddam döneminde Araplaştırma politikası, yerine Amerika işgalinden sora Kürt politikası devam ederek, her türlü Baskılar, Irak Türklerini aleyhine hareket etmektedir.
Irak rejimi, nüfusları 3 milyonun üstünde olan ve ülke toplam nüfusunun %15 ünü oluşturan Irak Türklerinin kimliğini,  varlığını açıkça inkâr Edilerek, Irak'ın hukuk sisteminde Türklerin gözerdi olduğu Anayasasıyla açıkça meydana koymaktadır.

Irak başına gelen bu dikta rejimler böylece, çok açık ve net olarak Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen insan hakları Evrensel Beyannamesi günümüze kadar ihlal etmektedirler.
Aydın Türk insanının baskıyla kaçırtması, para fidye vermesi, baskı Patlama olayları korkusuyla kendi yerini, yurdunu, köyünü, toprağını bırakarak Türkiye, Ve üçüncü Avrupa devletlerine uzaklaşmasıyla böylece nüfusunun sayımda Çok az görünmesiyle, Ana yurtları Olan, Kerkük, Erbil, Musul, Altunköprü, Tuzhurmatu, Telafer Türkmeneli bölgelerine yüz binlerce Kürtler, Araplar yerleşmektedir, günümüze kadar 800 yüz bin olan
Kerkük Türk şehrinin nüfusu günümüzde 1 milyon 700 bine çıkmış yüzde, Yüz bir Türk şehri Kerkük'e 700 benin üstünde Irak'ın her bir Yerinden, komsu ülkelerden Kürtler akın ederek, yerleşmişlerdir tapu, Nüfus dairelerini yakıp, yandırarak, mezar taşlarını bile kırarak Türk kimliğini ortadan kaldırmaya uğraşmaktadırlar.
Irak Türkleri ana problemi büyük ölçüde buradan, yani Irak Anayasasında Türklerinin etnik kimliklerini, anayasal ve politik Haklarını tanımamasıyla eşit olarak başkaları gibi yaşamayı istiyorlar.

Irak Türkler Doğru bir Sayım olursa Irak Topraklarında nüfusunun % 17 sini kapsayacaktır. 
Baskıyla yok sayılmakta olarak, Irak içinde hiç bir platformda genel haklarını tam doğruca savunmamaktadırlar,
 Birçok Toprakları Araplar, Kürtler tarafından el koymuştur hala bu haklar
Almadan verilmemiştir.
2-Irak devletinin kurulusundan bugüne kadar 85 yıl içerisinde Irak Başına gelen bütün iktidarlar hükümetler tam olarak haklarını Vermemişlerdir.
3-Irak'ta kraliyet döneminde bile Türkler genel olarak haklarına kavuşmayarak, Yene o dönemde bir parlamento vardı. Ve Türklerden bile o dönemde iki Ya da üç milletvekili meclise bulunmaktaydı.
1958 de Irak Cumhuriyetinin kuruluşu ile böylece Türklere hiç bir zaman mecliste Temsil hakkı verilmedi, Irak Türkleri, kraliyet döneminde her türlü anayasal haklardan yoksun Kalarak, bu dönemde de 1924 ve 1946 yıllarında Türklere karşı iki Katliam gerçekleşti ve Türk aydınları işlerinden oldular ve Irak'ın Güneyine sürüldüler ve zorunlu olarak yaşadılar.
Cumhuriyetin döneminde Irak rejimi Türk aydınlardan yüzlercesi sürgüne Gönderildi, memurları toplu olarak güney atandılar. Kerkük'te Türkçe Ve Arapça çıkmakta olan gazeteler, dergiler kapatıldı 14 Temmuz 1959 Günü Kerkük'te korkunç bir katliam 3 gün geceli, gündüzlü olarak Yaşandı. Yüzlerce Türkler her türlü baskıyla, canavarca öldürüldü, Sürüklendi, Asıldı, kesildi,  bu katliamı, Komünistler ve Kürtler Molla Mustafa Barzani tarafından uyguladılar.
Irak Türkleri daha acısını 35 yıl çile, baskısı, katliamı, soykırımı, Baas partisinin 1968 yılında yapmış olduğu bir darbeyle Irak Yönetimini ele alarak, kıyıcı rejim 1968 ve 1990 tarihli Anayasalarında, 3 milyon Türkleri yok sayarak, Irak halkı Arap ve Kürtlerden oluştuğunu söyleyerek, Türkleri anayasal haklarından yoksun Ederek ve dünyanın gözü önümde Türkleri asimile etme, Türk Bölgelerini Araplaştırma ve 3 milyon Türkü çeşitli yollarla yerinden, Yurdundan, toprağından ederek, bölgenin etnik yapısını değiştirerek, oraları Araplaştırmaya çalışarak, yüz binlerce Arapları, Arap devletlerinden ve Irak'ın güneyinden ev, para vererek Kerkük ve öteki Türk bölgelerine Yerleştirildi, 1970 tarihinde beri en ağır ve çirkin biçimde Uygulamaya başladı, 1975 tarihinde gizli bir kararla Irak'ın kuzeyinde bir Türk kalmayacak Diye 10 yılık bir proje uygulamayı planladı.
Irak Türklerinin kimlik varlığını yok etmekle 1947.1957.1965.1977 ve 1987 yıllarında yapılan nüfus sayımlarında Irak Türklerinin sayısını az sayarak  % 2 olarak gösterilişlerdir, Yalnız 1957 nüfus sayımında Türkmen'lerin nüfusu, resmi açıklamaya Göre 500.000 olarak toplam Irak nüfus sayısı ise altı buçuk milyon idi. Irak'ın nüfusu 25 milyon olarak Türkmen nüfusu günümüzde ne kadar Artmıştır acaba binlerce Türkmen aşiretleri, oymakları zorla, baskıyla Bir dönem Arap, yazarak, şimdide Kürtlerin baskısıyla Kürt yazmaktadır.
1987 Irak nüfus sayımında Türklere "kendinizi ya Arap ya da Kürt Yazdırın" diye her türlü tehditleri, öldürme korkusu yapılmıştır.Nüfusta Türk yazanlar sürgün, uzaklaştırma, hapishane, idam,  tutulmakla tehdit
Edilirdi. Saddam’a karşı çıkan birçok köy ve yerleşim bölgeleri, Köyleri zorla boşatılarak, köyler yıktırıldı, Türkleri Arap Bölgelerine askeri araçlarla dağıtarak, ve oralarda zorunlu yaşama Mecbur ettiler.

Irak Saddam rejimi, Türk şehir, kasaba ve köylerin Türkçe olan Adlarını Arap adlarıyla değiştirdi. Onlarca mahalle, cadde ve Sokakların adı Arapça oldu. Bu arada Kerkük'ün, Altunköprünün adı Değişildi, 1980 -16 Ocağında, Irak Türk Lider ve aydın kesimlerini oluşturan Onlarca insanimiz gizli yargılama sonunda idam edildi. Bunların Başında: Emekli Albay Abdullah Abdurrahman, Doç. Dr. Necdet Koçak, Ziraatçı Dr. Rıza Demirci, Adil Şerif, Yarbay Halit Akkoyuncu ögretmen Mehmet Korkmaz gelmektedir.
Saddam dikta rejimi yüzlerce Türkmen genci Ve aydını idam ederek, Birçok Türkleri hapiste iken işkence sırasında Hayatini kaybetmektedir. Yapılan yargılama herkese kapalı yürütülmekte Ve sanıklara avukat tayin etmek hakki tanınmaktadır.

Abu Garip Hapse mahkûm edilen aydınlar arasında Çok sayıda genç öğrenciler, yaşlılar, kadın, kızlar Türkçülük, Türkiye'den dolayı Abu Garip siyasi hapishanesinde yatmışlardı ve daha Nice suçsuz gençler idam olmuşlardır.
Son senelerde, tutuklandıktan sonra kaybolan Türkmen'lerin sayısının Çok olduğu bellidir. Birleşmiş Milletler tarafından görevli özel Raportör’ün 13 Temmuz 1994 tarihli raporunda: 27 Kasım 1993 tarihinde Ordunun yüksek rütbeli birçok Türk subaylar tutuklanarak idam Olmuşlardır.
1991 ayaklanması sırasında Kerkük, Erbil, Kifri, Tuzhurmati, Altunköprü, Tazehurmatu şehir ve kasabaları ordu tarafından top ateşine tutularak, Binlerce Türk şehit olarak 28 Mart 1991 tarihinde Altunköprü Katliamında Ramazan ayında oruç sırasında, Kuran Kerim okuyarak, iki yüzün Üstünde Saddam rejimi tarafından kurşuna dizilerek, şehit olmuşlardır, Ve çok sayıda Saddam idam, kurşunundan kaçarak Türkiye'ye göç etmeye
Mecbur kalarak, yollarda yüzlerce Saddam helikopterlerden açılan ateşle Öldürülmüştür.
Açlık ve hastalıktan da onlarca insanimiz dağlarda can Vermiştir ve üçüncü devlete gitmek için çok Irak Türkleri Yunanistan, Türkiye denizinde Boğulmuşlardır.
Ayni günlerde, Altunköprü kasabasında Kürtlerin ve ordunun iki ateşi Arasında kalan ve bir binaya sığınan 80 Türkmen genci Irak Askerlerinin yaylım ateşine tutularak, korkunç bir katliam sonucu şehit Olmuşlardır.

Ve Son yıllarda Saddam rejiminin aldığı ve resmi gazetede yayınladığı Karalar gereğince yüzlerce Türkler ailesi, güneydeki Arap bölgelerine Sürülüp orada zorunlu yaşamaktadırlar.

Saddam döneminde acılar, işkenceler, idam, hapisler bitmeyerek 3003 Saddam dikta Rejimi düştükten sonra demokrasi söylenen Irak Milleti özellikle Türkler Bu baskılardan, acı, işkencelerden kurtulur diye sevindi mutlu oldular, Saddam düştü ve işgalci Amerika geldi Kürtleri yanına alarak Kullanarak yine Saddam döneminde Irak Türkleri görmüş oldukları baskı, Çile, acıyı artmasıyla yaşayarak 2004 yılından 2007 yılana kadar Telafer katliamında Binlerce Türkler şehit olarak çok sayıda Telaferli Türkler Kürtlerin Hapishanesine atıldılar günümüze kadar 24 katliam Telafer, Musul, Erbil, Kerkük, Şirinhan, Karatepe, Karakoyunlu, Yengice, Amirli, Tuzhurmat, Tazehurmatu, Kerkük ve Birçok Türk bölgelerinde uygulanarak, binlerce Türkler şehit olmuştur.

Amerika'n Demokrasi sistemiyle baskıları artarak günümüzde Aydın, önemli Türk şahsiyetler Dokturlar, gençler kaçırılarak şehit olmaktadır ve tüm Türk bölgelerinde Patlama, suikast ve fidye karşılığında yüzlerce Türkler kaçırılarak, Öldürülmektedir.

Saddam Rejimin Araplaştırma politikası yanında günümüzde Mesut Barzani Ve Peşmergeler tarafından Kürtleşme politikası artarak, 31 Ağustos 1996 tarihinde çok sayıda Erbil Türkleri şehit edilerek, şimdi Tam olarak Türk şehri Erbil Barzani yönetimi altında inim, inim inleyerek her türlü Baskılar, haksızlıklar uygulanmaktadır.

Kerkük Türk şehri Araplaştırmadan sonra şimdi Kürtleşme politikasıyla Asimilasyon, baskı sürerek, tüm resmi daireler, kuruluşlar tam olarak Kürtlerin yönetim altındadır baskıyla, zorlukla patlama, kaçırma Olaylarıyla Türkler yerlerini, toprakları bırakarak göç etmektedirler.

Saddam dönemi giderek, ama her türlü acılar, baskılar, çileler Irak Türklerine karşı ve Tüm İnsan Hakları ihlalleri günümüze kadar daha fazlasıyla Sürmektedir. Ve Kerlük Irak Türkleri son yıllarda daha acı günlerini yaşayrak hiçbir midya, basın, yayın uluslar arası, insan hakları, BM Ses çıkarmadan yüzbinlerde Türkke baskı nedeniyle kendi evini, yerini, toprağını bırakarak başka bölgelere, sevletlere yerleşerek sayıları tüm Irak topraklarına aza düşmektedir böylece baskıyla korkuyla bir sayım olunca Kerkük ve tüm Türk bölgelerinin nüfusu görünmeyerek yerlerine Kürtlerin ve Arapların sayıları artarak bu millet asimile yok olup gidecektir, Artık kimsesiz kalan Irak’ta Türklere sahip çıkmalıyız, haklarını topraklarını dış güçlerden birlikte korumalıyız, kurtarmalıyız ve bu acılara, baskılara son verilmelidir.

Not: Bu yazı olduğu gibi II. Türk Dünyası Hukuk Kurultayında dile getirilerek, okunmuştur.